Çevre FelaketleriTarihe kara bir leke gibi sürülen doğa faciaları

Fukuşima Nükleer Santrali Kazası

Fukuşima Nükleer Santrali Kazası

Fukuşima, Japonya’nın başkenti Tokyo’nun yaklaşık 250 km güneyinde ve Abukuma Nehri’nin yakınlarında yer alan bir şehirdir. 2011 yılının mart ayında bu şehir ve sakinleri tarihin en büyük nükleer felaketlerinden birine tanık olmuşlardır.

2011 yılının Mart ayında Japonya, önce bir deprem ile sarsıldı. Japonya Meteoroloji Dairesi meydana gelen depremin şiddetini 9.0 olarak açıkladı. Bu Japonya’da kaydedilmiş en büyük depremdir. Fukuşima Bölgesi, Japonya’nın 5 büyük nükleer santraline ev sahipliği yapmaktaydı ve Fukuşima Nükleer Santrali de bunlardan en büyüğü idi.

Depremin ardından yapılan incelemelerde Fukuşima Nükleer Santrali’nin ufak bir hasar aldığı gözlemlense de depremin tesisi besleyen ana güç hatlarını tahrip ettiği görüldü. Buna karşın tesiste güvenli kapatma işlemi protokolü devreye sokulup tesis kapatıldı.

Fakat bundan 1-2 saat sonra ülkenin Pasifik kıyıları meydana gelen tsunami ile karşı karşıya geldi ve nükleer santral sular altında kaldı. Bu durum santralin gücünü kaybetmelerine, soğutma sistemlerinin devre dışı kalmasına ve reaktör basıncının artmasına neden oldu.

Fukuşima ekibi her ne kadar basıncı düşürmek için çalışmalar yapsalar da genel ilk arşçı deprem sonrası santralin birinci reaktörünü barındıran bina infilak etti. Sızan radyasyon sonrası  bu bölgedeki radyasyon oranı normalin 1000 katına çıktı ve bu durum diğer reaktör çekirdeklerinin bulunduğu binaları da etkiledi.

Artçı depremler ve Fukuşima 50 ekibinin kontrolü bir türlü eline alamaması sebebiyle ikinci ve üçüncü reaktörleri barındıran binalarda da şiddetli patlamalar meydana geldi ve santral kullanılamaz hale geldi. Uzmanlar meydana gelen bu patlamaların santralin eski inşa yapısından kaynaklandığı sonucunda fikirlerini beyan etti.

Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen bugün bile normalin çok üzerinde radyasyon Fukuşima bölgesinde hala daha mevcut. Yapılan temizleme çalışmalarının sonuç verdiği söylense de kimileri durumun sanılandan çok daha kötü olduğunu düşünüyor.

One Comment

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.