Çevre FelaketleriTarihe kara bir leke gibi sürülen doğa faciaları

Dünyada Hava Kirliliği Tarihi

Dünyada Hava Kirliliği Tarihi

Dünya genelinde, kentsel alanlarda hava kirliliği yeni bir şey değildir. MS 61 yılında, bir Roma filozofu olan Seneca, Roma koşullarında şunları bildirmiştir:

“Roma’nın ağır havasından ve dumanlı bacaların kokusundan kurtulduktan hemen sonra, karışmış olan buharları ve kurumları içine sokan dumanlı bacalar dökülüyordu. Kendimi değiştirdiğimi hissettim. ”

Kömür yakmak, II. Kral Henry saltanatının başlarında İngiltere’de hava kirliliğine neden oldu. 1306 yılında Kral Edward, kömür yakmayı yasaklamak girişimlerde bulunsa da başarısız oldu. 1500’lerin sonlarında odun kömürü ana yakıt kaynağı olarak kullanılmaya başladı.

Ancak Sanayi Devrimi sırasında ve sonrasında kömür yakılması tekrardan hava kirliliğine sebebiyet verdi. 1952’deki Great London Smog (Büyük Londra Dumanı)’un başarılı şekilde dağıtılmasından sonra, başarılı bir Temiz Hava Yasası yürürlüğe girdi.

Sanayileşme ve Artan Sağlık Riskleri

Ağır hava kirliliğinin bir sonraki aşaması Sanayi Devrimi idi. Hava kirliliğinin büyük kısmı yine kömürün yakılmasından ya da fırınlarda yağ yakmasından kaynaklanan kül ve dumanın bir sonucudur. Bunlar ağırlıklı olarak sabit elektrik santralleri, lokomotifler, deniz gemileri ve ev tipi ısıtma şömineleri için kullanılıyordu.

Tarihte bu dönemde şehirlerdeki hava kirliliği sıklıkla çok yüksek seviyelere ulaşmıştır. Havalar sisli olduğunda, kirlilik seviyeleri önemli ölçüde artmış ve şehirler sisi oluşmuştur. Bu durum kentsel alanlarda felaketlere sebebiyet verdi. Bu sislilik dönemlerinde trafik kesintiye uğradı ve ölüm oranı önemli ölçüde arttı.

Kirliliğin binalar ve bitki örtüsü üzerindeki etkileri de belli oldu. 1848’deki ilk Halk Sağlığı Yasası, Büyük Britanya’da duman ve külün azaltılmasını amaçladı. Duman azaltma, Amerika Birleşik Devletleri’nde belediye sorumluluğu olarak kabul edildi. İlk belediye yönetmelikleri ve yönetmelikleri 1880’lerde yürürlüğe girmiştir. Yerel hava kirliliği kaynakları yerine endüstriyel lokomotiflere ve deniz araçlarına yöneldiler.

20. Yüzyılda Hava Kirliliği

20.yüzyılın ilk yarısında, elektrikle çalışan trenler, buhar motorlarının yerini almaya başladığına hava kirliliği bir oranda azalmaya başladı. Ancak, otomobil sayısındaki hızlı artış hava kirliliğindeki iyileşmeyi hızlı bir şekilde olumsuz etkiledi.

1952’de Büyük Londra Smog’u olarak bilinen büyük bir hava kirliliği felaketi, şehirde yaklaşık 4.000’den fazla ölüme neden oldu. Bu durum, 1956’da İngiltere’nin Temiz Hava Yasasını çıkartmasına neden oldu. Fransa, Hollanda, İsveç, Almanya ve Japonya’da da benzer mevzuatlar izlendi. ABD, 1955’te ilk federal hava kirliliği mevzuatını oluşturdu ve 1970’de Çevre Koruma Ajansı’nı kurdu.

Tüm bu yeni mevzuatların ardından, 1970’lerde hava kalitesinin iyileştirmeleri çabaları dünya çapında devam etti. 1980’lerde şehirlerdeki motorlu araç sayısındaki artış ve bu araçlarla ilgili hava kalitesi sorunları bir sorun haline geldi. 1990’larda, motorlu taşıtlardan kaynaklanan hava kirliliği, motorlu taşıt kirleticileri ve güneş ışığı arasında meydana gelen kimyasal reaksiyonların neden olduğu dumanın artmasına neden olmuştur.

İnsan sağlığı kaygılarına ek olarak, sera etkisi, ozon tabakasındaki delikler ve asit yağmuru gibi küresel sorunlar artık tüm dünya için sorun teşkil etmektedir.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.